Son bir yıl içinde hayatıma dair üç yeni şeyi anladım. Çok basit, epey temel ama yaşayınca kavranan üç başlığı bir içerikte topladım.

İnsanın her döneminde o döneminin insanı oluyor. Bazen aileden biri, bazen bir arkadaşınız, artık bazen de bir YouTuber. Onunla birlikte bir şeyleri öğreniyorsunuz, onunla birlikte yeni şeylere adım atıyorsunuz. 2020'den aldığım en büyük derslerden biri şu:

Doğru insanı gününün insanı yapman gerek.

Ben bu insanların dönemini karıştırdım. Her şeyi yaşamamak lazım, başkalarının hatalarından da ders çıkarılabilir ama kesinlikle bazı şeyleri yaşamak gerekiyor.

Her dönemin insanlarının farklı öğrendiğini gördüm. Genel bir örnek üzerinden anlatayım: Hangimiz iyi paralar…


Yakın dönemde birkaç alışkanlık edinmeye çalıştım, bunların büyük çoğunda daha öncekilerin aksine başarısız oldum. Çünkü izlediğim yöntem; planladığım geleceğe ulaşmak için kendime dayattığım kuralları içeriyordu, kendim için işleri yokuşa sürüyordum.

Photo by Estée Janssens on Unsplash

Bazı kitaplara ön yargımız vardır. Benim de bu konu özelinde epey ön yargılı olduğum Atomic Habits adında bir kitap vardı. Dün o kitabı açtım ve kurcalamaya başladım. Kitaptaki bir örneği kendi hikayemle birleştirip anlatmak istiyorum. Bu yazı aslında bir Twitter flood’uydu ama biraz daha açıp Medium’a da taşımak istedim. Dilerseniz Twitter’a da beklerim, linkini aşağı bıraktım.

Basit bir örnekle gidelim.

Cycflix!?

Ronan Byrne adında bir adam, Netflix izlemekten spora ayıracak…


Geliştirdiğiniz harika bir ürün olduğunu varsayalım. Bu ürün, onu kullanma ihtiyacı duyanların zamanlarından tasarruf etmelerini sağlayacak, onları çok daha verimli kılacak ve kesinlikle hayatlarına olumlu olarak yansıyacak.

Rakipten daha iyi bir ürüne sahip olup ondan daha az satmak

Bir diğer yandaysa işlevsellik açısından sizden kötü olduğunu gördüğünüz bir rakip marka yer alıyor. Rakip ürünün eksileri sizin fırsata çevirmek istediğiniz temel nokta olsa da bu marka her zaman sizden daha fazla satıyor ve müşterilerin geneli onların ürünlerinin sizinkilerden daha iyi olduğu konusunda hemfikir olabilir.

Photo by Patrik Michalicka on Unsplash

Böyle bir durumda sorun olan şey pazarlama değil, sürecin ta kendisi. Ürünün ta kendisi müşteri için albenili olmayabilir, “paketleme”lisiniz. …


Şimdilerde Coursera üzerinden bir markalaşma eğitimi alıyorum. Orada epey dikkatimi çeken ve bugüne kadar bunu nasıl duymadım dediğim bir deneyle karşılaştım.

2007 yılında basit bir deney yapılmış. Dünyaca ünlü sanatçı Joshua Bell spor kıyafetleriyle bir metroda Bach’ın eserlerini çalmış. O dönem en ucuz biletleri 100 dolardan satılan bu adam, bir saatte sadece 32 dolar toplayabilmiş.

Joshua Bell icra ettiği sanatın yanı sıra elindeki kemanla da ünlü. Bu müzik aleti, 1700'lü yıllara kadar dayanıyor ve değeri milyonlarla ölçülüyor.

Süreç ürünün kendisinden daha değerli olabilir mi?

Ürün aynı, üretici aynı ama süreçler farklı. Deneyde tabii ki güzel reklamlar, “şık” kıyafetler ve hazırlanılarak gidilmiş o ihtişamlı mekan yok. Sanat veya güzellik, artık adına ne diyorsak, pür haliyle farklı bir bağlamda karşımıza çıkıyor ve artık o paketlenmiş hali kadar değer görmüyor.

Bu deneyi…


Malûm markalarımız 2020 bitmeden 2020 istatistiklerini paylaşmaya başladılar, ben de 2021 için kafama koyduğum şeylerden bahsetmek istiyorum.

En iyi düşünme şeklinin yürümek ve yazmak olduğunu düşünüyorum. O yüzden yürürken yazabilenlere de ayrı saygı duyuyorum. Hem sesli düşünüyor gibi hissediyorum hem de bir sonraki cümleyi buraya aktarmaya çalışırken yeni şeyler keşfediyormuş gibi hissediyorum.

Yazmak önemli, kendi kendine konuşmak da öyle. Kendi kendine konuşma fikri podcast hazırlamama kadar gitmişti. Aklımdan Düşenler de biraz böyle doğdu.

Bu yazıyı paylaştığım Aralık 2020'de markalaşma üzerine kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

Bu minik yazıya başlamadan önce bir video öneriyorum.

Hasan Başusta son dönemde hayata bakış açımda önemli etkileri olan bir insan. Birkaç ay önce kendisiyle birkaç saatlik bir…


Bu yazıyı YouTube kanalımdan dinleyebilirsiniz. Yazının sonuna da Spotify linkimi ekledim, dilerseniz oradan da göz atabilirsiniz.

Nike’ın kurucusu Phil Knight 1962 yılında girişim serüvenine başlıyor. Fikri de şu: Japon koşu ayakkabılarını Amerika’da satatacak. Japonya’dan ayakkabı alıp Amerika’da satma fikri Stanford’daki hocalarının da ailesinin de pek mantıklı bulmadığı bir şeymiş. Yine de Pasifik’i aşıp Japon iş insanlarıyla görüşüyor.

Mavi kurdele!?

Onitsuka’nın CEO’su da karşındakinin hangi marka adına konuştuğunu öğrenmek için bir isim istiyor, Phil epey şaşırıyor ve “Blue Ribbon” deyiveriyor. Anlatılanlara göre çok çekingen ve kötü bir satışçıymış, hem de iş almak için gittiği Japonya’da toplantı anıan kadar markalaşma adına hiçbir hamlesi yokmuş…


Bu bölümü YouTube kanalımdan da görebilirsiniz.

Cahil olmaktan nasıl kurtulurum diyenlere İhsan Fazlıoğlu’nun Kendini Aramak isimli kitabında okuduğum bir yazıdan hareketle bir şeylerle geldim! Çoğu zaman olduğu gibi, yine etimoloji ile başlayalım. Malum, kullandığın kelimeler hayatını şekillendiriyor, hem de anlaşabilmek için bağlamı yakalamamız gerekiyor.

Hemen reklamlar… Bu konuyu podcast olarak da dinleyebilirsiniz:

Cehalet ne demek?

Cehalet kelimesi kökü bakımından cevele köküyle akrabaymış. Cevele dönmek, dolaşmak, nereye gittiğini bilmeksizin endişeyle gezmek anlamına geliyormuş. İlim kelimesiyse köken bakımından yol işareti, alamet demekmiş. İki kelimenin de anlamı çöl ile bedevi arasındaki ilişkide kuruluymuş.

🎨 James McNeill Whistler, Reading by Lamplight

Hemen araya şunu da sıkıştırayım: İslamiyet’ten önceki döneme Cahiliye dönemi denmesindeki temel…


Bundan yaklaşık üç yıl öncesine kadar kültürel çalışmalar üzerine akademik bir kariyer planlıyordum. Üniversitenin son yılında hayatımın gidişatının akademik kariyerin yükünü çekemeyecek kadar kırılgan olduğunu düşündüm ve öncesinde edindiğim tecrübeler ile yeni yollara girdim. Bu yolların bir kısmına zaten aşinaydım, yenileriyse diğerlerine bağlayıp öğrenmeye gayret ettim. O yüzden yeni öğrendiklerim ve kendimi geliştirdiğim alanlar arasındaki farkı göz etmeden bunu yazıyorum. Buradaki başlıklar sadece iş üzerine olacak, bunu da belirteyim. 🖖

Biraz daha detaylı halini anlatacağım ama özeti nedir diyenler için Türkçe İngilizce düşünmeden başlıkları şuraya bakıyorum: Ahrefs, SEMRush, Google Analytics, Google Search Console, Google Tag Manager, Facebook Ads, Google Ads…


Meramımı daha fazla insana anlatmak için başlığa YouTuber’lar ne kadar kazanıyor ibaresini kesinlikle eklemeliydim ve ekledim. 😇 Herkese selam, bu içerikte bir içerik üreticisinin veya bir topluluk yöneticisinin ne kadar ve nasıl kazandığına göz atıyoruz. Ne kadar kazanıyor konusu yazının sonunda, şimdiden belirteyim. =)

Ali Abdaal’ın YouTube kanalı bir topluluğa sahip olduğunuzda gelir modellerinizi nasıl çeşitlendirebileceğinize yönelik harika bir örnek. İçerik üreticileri içerik reklamları dışında nerelerden para kazanabilir bir bakalım.

Öncelikle belirteyim bu içerik basit bir Twitter flood’ından hareketle buraya aktarıldı. Olay yeri için Twitter profilime bekliyorum. Olay yeri ise burada.

Abdaal’ın 1 milyondan fazla abonesi var. Son videosunda okuduğu…


Karantina döneminin başlamasıyla kişisel gelişim konuları epey gündeme gelmişti. Karantinada okunacak kitap listelerinden yogaya nasıl başlayacağımıza kadar birçok içerik sosyal medyanın her tarafında akıyordu. Resmen 10 günde nasıl 15 gün yaşanıra kadar veren verimlilik öğütleriyle dolup taşmıştık. O günden bugünlere görüldüğü üzere insanların büyük bir çoğunluğu bir şeye heves etme aşamasında kalıyor.

Önceki bölümlerde hocayla aramızdaki tahakküm ilişkisini kaldırmanın yararlarından düşünmeye kadar birçok konuya değinmiştim. Şimdi yıllarca adeta bir klasik haline gelmiş bir konu ve yeni bir yaklaşımdan bahsedeceğim. Malcolm Gladwell’in Outliers isimli kitabıyla tüm dünyaya yayılan 10 bin saat kuralı adında bir düşünce var. Bu düşünceye göre herhangi…

Emre Can Kartal

Bir yerlerde bir şeyler kovalıyorum.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store